Karantina günlerime dair bir kompozisyon yazmak içinde bulunduğumuz bu durum kadar garip. Hayal kurmaya devam ediyorum ama artık hayallerimde bile bir şeylerin eksik olduğunu düşünüyorum. Aslında garip olan da bu. Sonu olmayan hayallerimde bile huzursuzluk ve eksiklik hissetmek. Tedbir amaçlı olarak okulların üç hafta süre ile tatil edileceğini öğrendiğimde, konunun insanların hayatını felç eden bir virüs olduğunu bilmeme rağmen çok rahat hissediyordum. "Dinlenmek için iyi bir süreç, nasıl olsa geri döneceğiz" diyerek evime geldim. Birkaç gün sonra ekranda görmeye başladığım rakamlar durumun ciddiyetini anlamama yardımcı oldu. Başka ülkeler virüsle mücadele ederken, ekranlardan izlediğim insanlara iyi temennilerde bulunmak ciddiyeti anlamama yetmemiş. Sanki ülkemize hiç gelmeyecek gibi duruyordu. Zamanla umutsuzluğa daha çok kapıldım. Uzun bir süre dışarıdaki hayatımı, planlarımı düşünmemem gerektiğini fark ettim.
Evde kaldığım süre boyunca neler yapabileceğimi düşünmeye başlayarak umutsuz düşüncelerimden sıyrılmaya çalışmıştım. Birkaç gün bunu düşünmekle geçmişti. Düşünmeme gerek yokmuş. Kendimi ödev hazırlama çabası içerisinde buldum. Yaklaşık bir ay boyunca her gün ödevlerle uğraştım, hala da devam ediyorum. Bunun yanında ailecek evde olduğumuz için üzerime düşen ev işlerine de vakit ayırıyorum. Çeşitli yemek tarifleri yapmayı da öğrendim. Aslında bunları öğrenmem iyi olmadı demeliyim. Ev lokantaya döndü. Her gün kahvaltı, öğle yemeği, akşam yemeği, ara ara abur cubur partisi döngüsü içinde yaşamak tercih edeceğim bir yaşam tarzı değilmiş. Bulaşık yıkamak hiç bu kadar berbat olmamıştı.
Ev işlerinden dolayı bazen ödevleri yapmadan, ders çalışamadan yorgunluktan yaslandığım yerde uyuyakaldığım günler bile oluyor. Film izlemekten bahsetmiyorum bile çünkü evde olmama rağmen bu kadar işim arasında benim için film izlemek lüks oldu. Şuan ne hissettiğimi bilemiyorum ama bir an önce eski hayatıma kavuşmak istiyorum. Bunun için elimden geleni yapmaya, gerekmedikçe evimden çıkmamaya gayret ediyorum. Evde zorunlu olarak kalmak bazen çok bunaltıcı olabiliyor. Dışarı çıkmak bile insanlar için mutluluk sebebi haline geldi. Sahip olduğumuz birçok şeyin kıymetini anlamamışız, bunu fark ettim. Başta iki günde bir ufak tefek ihtiyaçlarımı almaya gitmiştim. Sonrasında bütün ihtiyaçlarımızı tek seferde karşılayıp olabildiğince evde kalmaya gayret etmeye başladık.
Tüm bunların yanında sadece kendi hayatımı değil, tüm insanlığın hayatını düşünüyorum. Özellikle hastalığa yakalanmış insanların mücadelelerini, ailelerini, sevdiklerini⦠Düşmanın nereden geldiğini göremediğimiz bu durumda herkesin önce kendi sağlığı sonra da sevdikleri için alınması gereken önlemlere uyması gerektiğinin farkında olmamız topluma bu süreçte oldukça fayda sağlar. Aksi halde umutsuzca her günümüzü aynı şekilde geçirmeye devam edeceğimizi düşünüyorum. Kısa zamanda özgür olduğumuz günlere geri dönebilmeyi temenni ediyorum.