Hasnicktir
Yasaklanmış
- Katılım
- 21 Ocak 2014
- Mesajlar
- 421
- Tepkime puanı
- 0
- Puan
- 0
- Konum
- Antalya
- Web sitesi
- cepportal.blogspot.com
Dünyayı ve ülkemizi kasıp kavuran bu stres çarkları nedir? Bir anda hayatımıza girip nasıl bu kadar müptelası olabildik?
İngilizcesi hand spinner Türkçe karşılığı el çarkı olan ne hikmetse pazarlamacıların stres çarkı olarak yutturdukları zamazingo. Peki Türkçeye neden stres çarkı olarak çevrildi? Yoksa hepimiz bir oyunun parçası mıyız?
Hatırlatmak istiyorum, birgün uyandık ve elimize akıllı bir telefon verdiler, PokemonGo yükledik deli gibi yürüdük ve pokemon yakaladık. Tepemizden bunu yapmamızı isteyenlerde göbeklerini kaşıyarak kahkahalar attı. Birgün uyandık elimize slime verdiler. Birgün uyandık elimize stres çarkı verdiler döndürdükte döndürdük. Zerre kadar stresimizi almasa da...
Peki bize bunu kim yaptırıyor? Tabii ki de Youtube ve köleleri youtuberler. Fakat hiçbir youtuber yaptıklarının farkında değil. Herkes bir önce ki günden daha fazla para kazanmanın planını yapıyor. Tabir caizse parayı koklatarak kendilerinin hizmetkarı yapanlar düzeni iyi sağlamış. Buna saadet zinciri deniyor. Siz onların istediklerini yaparsanız. Onlarda sizi memnun eder. Fakat hiçbir zaman zengin olamazsınız. Çünkü patron daima onlardır.
Oturmuş bir dünya düzeni var. Amaç; farketmeden bizleri yönetmeleri, paranın dengesizce el değiştirmesi ve insanların gereksizce para harcamaları... Parayı sadece günü birlik ihtiyaçlarınıza harcarsınız. İhtiyaçlarınız, globalleşen dünyada her geçen gün daha da kabarmaktadır. Çünkü Youtube böyle istiyor. Youtube dediysem "Susan Wojcick" değil elbette. Rockefellerler, Rodhschildler yani youtube'un arkasında ki asıl güç en büyük emperyalistler.
Youtube'a girin en büyük Türk bireysel kanalı oyun kanalı. Dünyanın en büyük kanalı da oyun kanalı.. Slime yapan amcaların, slime'a batırılan teyzelerin videolarında ki izlenmeler milyonları buluyor. Daha doğru dürüst konuşmayı bilmeyen insanlar youtube'un kendisine verdiği yetkiyle egoist birer dev'e dönüşüyor. Videoya giriş yaparken kameraya attıkları kafa da bizlere ders olsun.
Yönetiliyoruz hemde inceden inceden yönetiliyoruz. 2006'lara götürmek istiyorum sizi. Fakat ondan önce başka bir konuya değinmek istiyorum. 1970lerde Nintendo'nun atarileri çıkarmasıyla insanların oyunlara psikolojik eğilimleri, yönetilmeye müsait olduğu görüldü. 90ların başına gelindiğinde Gelecek milenyumda yani 2000'li yıllarda soğuk savaş unsuru olarak oynanacak bir karttı.
2006'lı yıllarda birçok kişi hatırlar Metin2, Silkroad, Knight Online gibi online oyunlar Türk gençlerine tanıtıldı. Müptelası yapıldı. Ve sizi temin ederim bu yıllardan sonra parabolik olarak eğitim seviyesinde ciddi bir düşüş eğrisi olduğu görüldü. Suç oranında da keza artış. Symbian telefonlar gitti androidler, ios'lar geldi. İnsanların zihinleri öylesine meşgul edildi ki üretken zihin resmen orakla biçildi.
2005 bana göre yeni dünya düzeninin miladıdır. Bu yıllardan sonra Facebook, Twitter, Youtube, Telefon ve Bilgisayar oyunlarında resmen bir patlama yaşandı. Afrikada açlık ve susuzluktan kıvrana kıvrana ölen insanlara gözlerimiz kör oldu. Fakat S6 çıkınca S5'i çöpe atmaktan geri durmadık.
Twitterda 2 ayrılıkçı grup yarattılar birbirimize düşman olduk. Devlet liderleri indirdik. Kimilerini yücelttik kimilerine küfürler ettik. Sonra profilimize çekilip fiyakalı bir söz paylaşıp birde müzikle süsledik. Çıktık o uygulamadan girdik instagrama sevdiğimiz insanı izledik fark ettirmeden. Neydi bizi bizden uzaklaştıran bu neden? Gerçekten de yukarıda ki söylediklerim gibi birileri böyle mi istiyor? Sahi den bizde elimize verilmesinden keyif mi duymaya başladık teknolojiyi...
İngilizcesi hand spinner Türkçe karşılığı el çarkı olan ne hikmetse pazarlamacıların stres çarkı olarak yutturdukları zamazingo. Peki Türkçeye neden stres çarkı olarak çevrildi? Yoksa hepimiz bir oyunun parçası mıyız?
Hatırlatmak istiyorum, birgün uyandık ve elimize akıllı bir telefon verdiler, PokemonGo yükledik deli gibi yürüdük ve pokemon yakaladık. Tepemizden bunu yapmamızı isteyenlerde göbeklerini kaşıyarak kahkahalar attı. Birgün uyandık elimize slime verdiler. Birgün uyandık elimize stres çarkı verdiler döndürdükte döndürdük. Zerre kadar stresimizi almasa da...
Peki bize bunu kim yaptırıyor? Tabii ki de Youtube ve köleleri youtuberler. Fakat hiçbir youtuber yaptıklarının farkında değil. Herkes bir önce ki günden daha fazla para kazanmanın planını yapıyor. Tabir caizse parayı koklatarak kendilerinin hizmetkarı yapanlar düzeni iyi sağlamış. Buna saadet zinciri deniyor. Siz onların istediklerini yaparsanız. Onlarda sizi memnun eder. Fakat hiçbir zaman zengin olamazsınız. Çünkü patron daima onlardır.
Oturmuş bir dünya düzeni var. Amaç; farketmeden bizleri yönetmeleri, paranın dengesizce el değiştirmesi ve insanların gereksizce para harcamaları... Parayı sadece günü birlik ihtiyaçlarınıza harcarsınız. İhtiyaçlarınız, globalleşen dünyada her geçen gün daha da kabarmaktadır. Çünkü Youtube böyle istiyor. Youtube dediysem "Susan Wojcick" değil elbette. Rockefellerler, Rodhschildler yani youtube'un arkasında ki asıl güç en büyük emperyalistler.
Youtube'a girin en büyük Türk bireysel kanalı oyun kanalı. Dünyanın en büyük kanalı da oyun kanalı.. Slime yapan amcaların, slime'a batırılan teyzelerin videolarında ki izlenmeler milyonları buluyor. Daha doğru dürüst konuşmayı bilmeyen insanlar youtube'un kendisine verdiği yetkiyle egoist birer dev'e dönüşüyor. Videoya giriş yaparken kameraya attıkları kafa da bizlere ders olsun.
Yönetiliyoruz hemde inceden inceden yönetiliyoruz. 2006'lara götürmek istiyorum sizi. Fakat ondan önce başka bir konuya değinmek istiyorum. 1970lerde Nintendo'nun atarileri çıkarmasıyla insanların oyunlara psikolojik eğilimleri, yönetilmeye müsait olduğu görüldü. 90ların başına gelindiğinde Gelecek milenyumda yani 2000'li yıllarda soğuk savaş unsuru olarak oynanacak bir karttı.
2006'lı yıllarda birçok kişi hatırlar Metin2, Silkroad, Knight Online gibi online oyunlar Türk gençlerine tanıtıldı. Müptelası yapıldı. Ve sizi temin ederim bu yıllardan sonra parabolik olarak eğitim seviyesinde ciddi bir düşüş eğrisi olduğu görüldü. Suç oranında da keza artış. Symbian telefonlar gitti androidler, ios'lar geldi. İnsanların zihinleri öylesine meşgul edildi ki üretken zihin resmen orakla biçildi.
2005 bana göre yeni dünya düzeninin miladıdır. Bu yıllardan sonra Facebook, Twitter, Youtube, Telefon ve Bilgisayar oyunlarında resmen bir patlama yaşandı. Afrikada açlık ve susuzluktan kıvrana kıvrana ölen insanlara gözlerimiz kör oldu. Fakat S6 çıkınca S5'i çöpe atmaktan geri durmadık.
Twitterda 2 ayrılıkçı grup yarattılar birbirimize düşman olduk. Devlet liderleri indirdik. Kimilerini yücelttik kimilerine küfürler ettik. Sonra profilimize çekilip fiyakalı bir söz paylaşıp birde müzikle süsledik. Çıktık o uygulamadan girdik instagrama sevdiğimiz insanı izledik fark ettirmeden. Neydi bizi bizden uzaklaştıran bu neden? Gerçekten de yukarıda ki söylediklerim gibi birileri böyle mi istiyor? Sahi den bizde elimize verilmesinden keyif mi duymaya başladık teknolojiyi...