Evde coşkular yaparsın eğlenceler, yemekler falan. Günün tadı ertesi gün teslim olduğun da çıkar gider senden.
En girişte başlar askerlik üst devlerinin sana " gel gel " yapmasıyla.
Senin bakışların Aslana yem olacak yavru ceylan gibi olur o an.
Ufak adımlarla ilerleyip girdikten sonra başlar askerlik ve askerlik anıların.
2 - 3 saat sürer sağlık kontrolleri, bölük işlemleri ve kıyafet vermeleri.
Sonra sivilleri çıkartırsın günlük kullandığın malzemelerini "gösterildiği şekilde" dolaba dizersin. Kalan malzemeler de çantaya konur ve depoya götürülür "koğuşta yer kaplamasın diye"
Ayakkabı bağlamak dert olur biraz. Palaska ilk bakışta zor gibi gözüküyor ama kolaydır.
Kıyafet işlerin bitince o günün akşamına kadar heyecandan avanak gibi dolanıyorsun zaten akşam olduktan sonra bir güzel içtima yapılır.
Bir bakmışsın gece seni birisi dürtüyor. Nöbet sende diye " bir bakmışsın listeye terlik nöbetine yazılmışlar " bir de hiç hesaba katmayıp senden sonrakinin de kim olduğunu bilmiyorsun vay haline. Sen o adamı zor bulursun ve sabaha kadar nöbet tuttururlar.
Kafayı yer gibi olursun ama yemezsin.
Sana orada eziyet yapıyorlar sanarsın ama yapmazlar.
İlk 1 ay yemin törenine kadar çok yoğun geçer.
Sigara almaya kantine bile gidemezsin. Gidemezsin dediğim gidersin de sana verilen o "15 dakika" içinde dehşet verici kuyruğu görünce otlanmaya başlarsın. Tabi veren olursa oda ayrı bir dert.
Çay sevmesen bile akşam içtiması bitince çay içersin kesin. Yorgunluğu alıyor harbi bak. Hele en keyif verici şey yatma saati geldiğinde ki verdiği keyif.
Zaman ilerledikçe isteklerin değişir.
Hafta sonu olsa da çarşı yapsak.
Ah bu hafta inşallah çift izin kazanırım.
Ah bi şu acemilik bitseydi falan derken bir bakmışsın usta birliğine gidip keşke acemi birliğine dönsem dersin.
Usta birliği de şimdi ayrı dert onuda gidince yaşayın yav.
