Adamın amacı bilgi almak değil hocam. Fitne fesat. Maksat milletin kafasını karıştırayim. Önce Abdulaziz Bayindirla girdi işe şimdi de isidin İslami yaşadığını söyleyip aklınca Islama hakaret ediyor. Bu sanıyor ki karşısında cahil var.
Olsun hocam sorun yok, İslam hoşgörü dinidir, Allah'ın bahşettiği kadarıyla yardımcı olurum ben.

Kalpler Allah'ın elindedir..
öncelikle şunu söylemek istiyorum her ölümlü yapı gereği ölümden sonrasına inanmak ister. siz inanmayanları inadından yada kibrinden inanmıyor zannediyorsunuz ama aslında olay şu ki mantıksızlardan inanamıyoruz. Kelime-i şehadetin ilk kelimesi Eşhedü kesin olarak iman ettim demek. benim kalbimde şüphe olduğu sürece benim imanım zaten olmuyacak . şüphelerimi giderebilecek birileri varsa ne ala. bende tabiki isterim ölümsüz olmayı
bilim ve fen parabolik olarak ilerler. ne kadar çok yeni bilgi o kadar çok daha yeni bilgi demektir. yani eski tarihlerde ki burda 1400 yıl öncesinden bahsediyoruz algılayamadığımız olay o zamanlarda insanlar gene düşünebiliyordu, gene gözlemliyebiliyordu gene kendilerine kaynak bulabiliyordu. o zamanından kendine has bi "fenni" "bilimi" "düşünürleri" " vardı . biz peygamberden kaç yıl öncesi olan piramitlerin nasıl yapıldıgını çözememişken, kibrimizden o zamanlarda bilim yokmuş, insanların dünyandan haberi yokmuş gibi davranıyoruz, inananlar da inanmayanlarda aynı şekilde.
yunan mitolojisinden, islama , budaya, incile dahada evvelline gidelim milattan önce gelen musa , ibrahim ,socrates , plato(eflatun) bu kişilerin ve bu kitapların kendilerine göre tespitleri bazılarının ise günümüze öngörülen "mucizeleri" var. Şuan bilim bu kadar ilerlediği halde sözde bilgimiz çok ilerlediği halde hala herşeyi sorguluyosak, eski zamanlarda insanların oluşturabileceği teorileri sen düşün.
her ne kadar kendinize kanıt aramaya çalışsanızda, iman böyle bişey işte kanıt olsaydı herkes inanır zaten asıl önemli olan bilinmeyene inanmak. ama Ben şunu kesinlikle demiyorum illaki bilimle uyuşan ayetler var buda oldukca olası nasıl incilde tevratta da aynı şekilde ayetler varsa kurandada var. ama bu teorinin tutması demek öngörme demek değil. çünkü her ayette aynı tutarlılık yok.
ayetlere gelirsek bazılarını yeni araştırdım ve alıntıladım. bazıları da benim yorumlarım
1- mumyalama, firavun musa vs. zaten muhammedden çok çok önce olan olaylar gene öngörme değil. sadece olayı anlatma. ilk mumya örnekleri m.ö 15.yüzyılda bulunmuş.
2- evren ve görünen gökyüzü( gök diye geçiyor) tamamen farklı şeyler. o devirde yaşayan herhangi bi insanın yapabileceği bi tespit.
3- farkedersiniz ki tüm kutsal kitaplar yeryüzünden bakış açısıyla anlatılır. ay ve güneşin yörüngeleri vardır ama hiçbir şekilde dünya döner diye bi ayet yoktur. hatta dünyanın yuvarlak olduğuna dair ayet yoktur.(dehahe(onu yaydı)) fiiline "ona yumurta gibi şekil verdi" diye uyduranlar dışında yani.

yani dünyada yaşayan herhangi birinin yapabileceği bi tespit.
4- bahsettiğin şey sanırım levha hareketleri(levha tektoniği diye geçiyor) yeni araştırdım .açıkcası bi fikrim yok bu konuda. aynı konumu bilmiyorum çünkü bu kıtaların hareket etmesiyle alakalı senin dediğin olay buysa eğer hareket eden kıtaların üstündeki dağların hareketini kastetmiş olmasın ?
5- Şamanizm'in ural-altay kaviminde gök katları genellikle yedidir. Dogonlar'da gök katları 14 tür azteclerde 13 tür. tarihin evrimi boyunca dinler arası etkileşimler , nakiller rivayetler sonucu böyle tabirlerin oluşması olası . incilde ve kuranda evrenin oluşma hikayesi çok benzer . ikiside 6 gün(aşamada oluşur der) islamdan önce gelen bir ton din ve spiritualist olduğu için etkileşim kaçınılmaz
https://www.biblegateway.com/passage/?search=Genesis+1&version=ESV
Öncelikle evren ile ilgili olan sorularınıza cevap vermek istiyorum:
Gökleri ve yeri yoktan yaratıp donatandır!
Her şeyi yaratandır ve her şeyi en iyi şekilde bilendir! Bedîus semâvâti vel ard(ardı),
..ve halaka kulle şey(şeyin), ve huve bikulli şeyin alîm(alîmun) Enam 101
Gök (sema) kelimesi Kuranın pek çok yerinde uzay ve evren anlamında kullanılır.
O küfre sapanlar görmediler mi ki gökler ve yer bitişik idi, biz onları ayırdık. Her canlı şeyi sudan oluşturduk.
E ve lem yerellezîne keferû ennes semâvâti vel arda kânetâ retkan fe fetaknâhuma, ve cealnâ minel mâi kulle şeyin hayy(hayyin), Enbiya 30
Ayetin Birbiriyle bitişik olarak tercüme edilen ratk kelimesi Arapça sözlüklerde birbiriyle içice, ayrılmaz durumda, kaynaşmış anlamlarına geliyor, Yani tam bir bütün oluşturan iki maddeyi tanımlamak için bu kelime kullanılır. Ayette geçen ayırdık ifadesi ise Arapça fatk fiilidir ki, bu fiil ratk halindeki bir nesneyi yarıp parçalayıp dışarı çıkması anlamına gelir. Örneğin tohumun filizlenerek topraktan dışarı çıkması Arapça da bu fiille ifade edilir.
Ayette göklerin yerin birbiriyle bitişik yani ratk durumunda olduğundan bahsediliyor. Ardından bu ikisi fatk fiili ile ayrılıyorlar, Yani biri diğerini yararak dışarı çıkıyor. Gerçekten de Bing Bangin ilk anını hatırladığımızda, tek bir noktanın evrenin tüm maddesini içerdiğini görüyoruz. Yani her şey hatta henüz yaratılmamış olan Gökler ve Yer bile bu noktanın içinde ratk halindeler. Ardından bu nokta şiddetle patlıyor ve bu yolla maddeler fatk oluyorlar.
Göğe gelince, biz onu ellerimizle kurduk, biz elbette genişleticileriz. Ves semâe beneynâhâ bi eydin ve innâ le mûsiûn(mûsiûne). Zariyat 47.
Yaratışta/yaratılmışlarda dilediğini artırır O. Fatir 1
O her an yeni bir iş ve oluştadır. Rahman 29
Gün olur, göğü, yazı tomarlarını dürer gibi düreriz. İlk yaratılışta başladığımız gibi onu baştan yaparız. Üzerimizde bir vaat olarak biz bunu mutlaka yapacağız. Enbiya 104
Oysaki kıyamet günü, yeryüzü tamamen Onun avucudur/avucundadır; gökler de Onun sağ elinde/kudretinde dürülmüş haldedir
. Zümer 67
Yani evrenin yaratılışı tek bir enerjinin parçalanmasından vücut bulmuş, kıyametten sonraki ikinci oluşum/oluşumlar da yine böyle bir parçalanma ve toplama olayı şeklinde vücut bulacak/bulmaktadır Kurana göre. Evrenin büzüşerek, kapanmayla son bulacağı ve tekrar baştan başlanacağı anlaşılmaktadır. Bu da bir nevi kara delikler teorisine uygun düşüyor. Bahsedilen büzüşme ve kapanma yani maddedin enerjiye dönüşümü Kara deliklerde gerçekleşebilir ya da başka şekilde. Kıyamet bu olabilir. Oradan yeniden enerji maddeye dönüşür. Evren genişlemekte ve yenilenmektedir. Varlık ve evren sonsuz değildir ama sınırsızdır, ve oluş bir süreç halinde hala yeni varlıklar, boyutlar ve imkanlar ortaya çıkarmaya devam etmektedir.
Kuran böyle derken bilimle de örtüşüyor.
Kısacası Allah(c.c) zaten evreni her saniye genişlettiğini söylüyor. Bunun keşfi ise çok az bir süre öncesine, Hubble teleskopunun keşfine dayanıyor. 1400 yıl önce bunları söyleyebilen birinin vizyonu aşırı geniş olmalıdır heralde bu kadar atıp tutacak olması da kesin tesadüftür size göre.
https://islamingercekleri.wordpress.com/2013/05/25/2-kuranda-dunya-ve-evrenin-yaratilis-asamalari/
Uzun uzadıya yazmak yerine size link atıyorum, oradan okuyun, aklınıza yatarsa kabul edin arkadaşlar. Ama şunu da söyleyeyim; din, metafizik bir şey olduğundan inanç içerir, istek içerir. Burada ne kadar kanıt ararsanız arayın, veya biz ne kadar ararsak arayalım, ortaya "hiç" çıkacaktır. Ne siz kazanacaksınız, ne biz. Tamamen gönüllülük esasıdır. Size göre din yoksa o zaman öldükten sonra hiç olurum, toprağa karışır mineral olurum ve beni sorgulayacak, cezalandıracak kimse olmaz inandığım için. Ama eğer benim dinim varsa ve öldükten sonra ben yine cezamı çekip ama sonra ödüllendirileceksem, hiç inanmayanların vay haline. Allah herkese özgür irade vermiş, ben inanmak ile bir şey kaybetmem, aksine "egomu" ve "nefsimi" ayaklar altına alırım.
İncil,Tevrat,Kur'an bunlar zaten ehli kitaplar. Çoğu şeyler benziyor diye boşuna yazmamıştım bir önceki yazımda.
michael sikkofield: Kumar, Din, Felsefe
Ve Peygamber'in uydurup uydurmadığını merak ediyorsanız bu üstteki yazıyı okumalısınız.