Bilgilendirme Mesajıdır!
Devletin gelirlerinin içinde alkol, faiz gibi haramların olması memurların maaşına etki etmez. Önemli olan çalışan kişinin yaptığı işin meşru olmasıdır. Yapılan iş meşru olduktan sonra alınan maaş helal olur.
Paranın kendisi bizatihi haram olmaz, haram olan onu kazanma yoludur. Bu yüzden birine haram olan para diğerine haram olmayabilir. Buna haram li gayrihi yani yapısında haramlık olmayıp kazanma şeklinde haramlık olan şey denir. Bir de haram li aynihi yani yapısında haramlık olan domuz eti, içki gibi şeyler vardır. Bunlar her Müslümana haramdır. Mesela bir Müslüman domuz etini kendisi yiyemeyeceği gibi bir başkasına da yemesi için veremez.
devletin geliri sadece faiz yoluyla birikmemektedir. Büyük ekseriyeti halktan alınan vergiler ve benzeri yollardan sağlanmaktadır. Memur da maaşını alırken oradan gelen paraları niyet ederek kabul eder. Hattâ kazancını kumar, içki alışverişi ve benzeri helâl olmayan bir yoldan temin eden bir insanın, meselâ inşaat gibi meşru sayılan bir işinde çalışıldığı zaman, işçinin almış olduğu ücret meşru ve helâldir.
Yine alacaklı bir Müslümanın, borçlu bir gayrimüslimin şaraptan elde ettiği paradan borcunu alması caizdir. (Dürer, 1/318) Her ne kadar bu paranın aslı dinen haram sayılan bir yoldan elde edilmişse de alacaklı için durum farklıdır. Çünkü o, borçludan hakkını almaktadır. Bu paranın haram yoldan kazanılmasında alacaklının bir mes'uliyeti yoktur. Mes'uliyetin tamamı borçlu olana aittir. Memurun da durumu bundan farklı olmasa gerektir. Çünkü memur meşru olan bir iş yapmakta, yaptığı işten dolayı bir miktar hak elde etmektedir. Bunu da devlet karşılamaktadır. Bunun için faizli iş yerlerinde çalışan kimseler kendilerini devlet memuru ile kıyaslayamazlar.