Ne Kürt, Ne Türk, ne de başka bir etnik köken içindir sözlerim. Sadece maneviyatın hayatımızdaki eksikliğine bir vurgu.
100 sene öncesi de Şehitlerimiz olmuş, 2016 yılında da şehitlerimiz olmakta. Allah hepsinin mekanını cennet etsin, şefaatlerinden bizleri mahrum kılmasın.
Mutlaka, duymuşsunuzdur. Ramazan ayında gayri müslim Türk vatandaşları, evlatlarına dışarıda, kapı önünde vs. yemek yemeyin, içmeyin tarzı uyarılarda bulunurlarmış. Bunu bir çok defa dinlemişimdir büyüklerimden. Şu döneme, günümüze gelip baktığımız da insanlara olan hürmet gittiği gibi. Şehitlerimize olan hürmette bitmiş. Ama her şehit haberinden sonra şehitler ölmez, vatan bölünmez nidaları şu ülkenin açığı, kapalısı, genci, yaşlısı, o partilisi, bu partilisi tarafından atılıyor. Ama çok üzgünüm ki, gerçeğe dönüp baktığım da şehidine hürmet göstermeyen bir toplum haline gelmişiz. Bunu neden mi diyorum? Daha bugün metrobüsü kullanmak zorunda kaldım. Edirnekap'ı metrobüs durağına gitmek için Edirnekapı Şehitliğinin içinden geçmek zorundasınız. Akın akın giden bir insan seli, ama ekseriyeti genç yaştaki insanlar olmak üzere, ben nereden geçiyorum, burası neresi, diye göremeyecek kadar körleşerek kulağında kulaklık, türkünün, şarkının ahengiyle yoluna devam ediyor umarsızca.
Ama ne demiş mübarek zat. Düşün altında binlerce kefensiz yatanı
Vesselam.