Hastalığı veren Rabbim'e şükürler olsun.

silentspy

Kayıtlı Üye
Katılım
30 Ocak 2014
Mesajlar
3.190
Tepkime puanı
0
Puan
0
Konum
Çanakkale
Merhaba arkadaşlar, sizlere biraz kendimden bahsedip sonra direk konuya geçeceğim. 19 yaşında bir gencim, 7 yıl önce çok şiddetli süren kavgalar ve aldatılma yüzünden ailem ayrıldı. Ben de içime kapandım, sürekli pc ile meşgul oldum, dışarıda gezdim sürekli. Aklınıza gelebilecek her türlü kötü şeye bulandım ama çok şükür kurtuldum fazla geç olmadan. Liseyi İmam Hatip'te okudum - ailem tarafından zorla yollanmıştım - ve tabii ki doğal olarak bereketli bir lise dönemim olmadı, zorla gittiğimden dolayı. Ama şu an pişman değilim, çok güzel şeyler yaşadım. Velhasıl asıl konumuza gelelim;


6 ay önce, üniversite okurken, OKB hastalığım nüksetti. Zaten babamda, babannemde panik atak, sinir hastalığı vardı. Bana da OKB şeklinde geçtiğini düşünüyorum. Genetik olarak henüz bir kanıtı olmamasına rağmen ben bu kanıdayım. Tabir-i caiz ise zaten kendimi bildim bileli hep evhamlı biriydim.

6 ay önce başladığında, babama, aileme haber vermekten çekindim çünkü dini obsesyonlar şeklinde başladı, noluyor bana acaba dinden mi çıkıyorum, günahkar birisi miyim diye aklımda 7/24 düşünceler dönüp duruyordu, iyice saplantı haline gelmişti. Neyse ki Allah'ın hikmeti ile babam zaten ziyarete gelecekti. Geldiğinde zaten ilk günden anladı bende bir şey olduğunu, çünkü çok donuktum, kendimi tam toparladığım sırada yine hayal dünyalarına dalmıştım.

Babam da zamanında yaşadığından dolayı beni aldı, memlekete getirdi. "Bak oğlum, sen okuyup profesör olsan dahi, sağlığın olmadıktan sonra milyarlar kimsenin işine yaramaz" dedi. Ben de hak verdim, halbuki çok isteyerek kazandığım bir üniversite ve bölümdü. Ama sağlığın daha önemli olduğunu anladım.

Memleketimde -Çanakkale'de- adını vermeyeceğim bir hastanenin psikiyatri uzmanına görüştük, OKB olduğunu söyledi. İlaç verdi. 1 ay kadar kullandım, en ufak bir etkisini göremedim, yan etkisi de yoktu orası ayrı bir ironi :) Sonrasında tek çareyi İstanbul'da özel bir hastaneye gitmekte bulduk. Adını verip reklam yapmak istemiyorum, sıkıntı çekenler için özelden yazabilirim ancak. 1 ay kadar İstanbul'da kaldım, eczanede çalıştım, her hafta terapiye gittim ve ilaç tedavisi destekli aldım. Tabii bunlar 3 ay önce oldu bitti.

Memleketime döndüm, üniversite sınavına o kafayla ve çok az bir sürede tekrar çalıştım, geçen seneye göre daha iyi bir başarı elde ettiğimi söyleyebilirim çok şükür.

Ve bu geçen zaman boyunca inanın bana normal bir insanın yıllarca edinemeyeceği deneyimler, düşünceler elde ettim. Hastalığım ile barıştım resmen. Kendimi bu 5 ay boyunca din konusunda olsun, fizik konusunda olsun, bilim konusunda olsun o kadar çok geliştirdim ki resmen bundan önce boşa yaşıyormuşum gibi hissettim. Ve kendi "benliğimi" keşfettim. Gerçekten bundan önce nasıl biriydim onu bile hatırlamıyorum, bu konuda şaka yapmıyorum. Sanki bu hastalık olmadan önce nasıl biriydim inanın hatırlamıyorum, hatırlamaya çalışsam bile hatırlayamıyorum. Kendi benliğimi buldum, bir çoğunun olduğu gibi taklidi imandan sıyrılıp, tahkiki imana doğru adım atmaya başladığımı hissediyorum tabii her şey Allah'ın izniyle inşaAllah.

Bu konuyu neden açtım ? inanın bunu da bilmiyorum. Tek farkındalık oluşturmak istediğim konu şudur ; Başınıza bir bela,hastalık geldiği zaman sakın ola sakın isyan etmeyin. Hayır bildiğiniz şer, şer bildiğiniz hayır olabilir. Sağlıklıyken de sağlığınızın değerini bilin. 5 ay boyunca o kadar değişik olaylar yaşadım ki hem aile bakımından hem kişisellik bakımından inanın bana çok büyük katkısı oldu. Belki bu hastalık olmasa, harap olup gidecektim ? Diğer insanlar gibi bu kapitalist dünya sisteminin kölesi olacaktım.

Okuyan, dikkate alan herkese çok teşekkürler ediyor, yüce Rabbimden hayırlı geceler diliyorum..

Edit : 5 ay içinde; 3 yıllık ilişkim bitti, ve daha nice kötü olaylar yaşadım. Tabir-i caiz ise bütün kötü olaylar ard arda geldi. Yine de pes etmedim, kendimi salmadım. Belki yaşıma göre size basit şeyler gelebilir, ama inanın bu OKB'yi çekmeyen asla bilemez.
 
bu konuyu birebir konustuk seninle skype de , bazı alışkanlıklarını bırakmıssındır umarım

ALLAH herkeze şifalar versin. Derdi olana derman versin.
 
Her Şerde bir Hayır vardım kardeşim Allah kuluna zeval vermez. Önemli olan sabredebilmek.
Bizi yaratan ve sabrı veren Allah'a şükürler olsun

Kıssadan Hisse : Hz. Eyyub

İslam kaynaklarına göre Havran bölgesinde yaşayan ve çok zengin olup sayısız malı-mülkü, birçok oğlu-kızı bulunan Eyyûb (as), kendi toplumuna peygamber olarak gönderilmiştir.
Yüce Rabbimiz (cc), Hz. Eyyub’u (as) sabır ve teslimiyette bütün insanlığa örnek göstermek istiyordu. Bu sebeple onu büyük bir imtihana tabi tuttu. Önce bütün malını, mülkünü elinden aldı. Çocukları da bir bir vefat etti. Hz. Eyyub çok zor durumda kalmıştı. Ama bütün bunlara rağmen en ufak bir şikayette bulunmuyor, sabır ve şükürle iki büklüm oluyordu.
İmtihanlar devam ediyordu. Daha sonra Allah, Hz. Eyyûb’a çok ağır bir hastalık verdi. Hz. Eyyûb bu hastalığa da sabır gösterdi ve kulluk vazifesine devam etti. Bütün bu imtihan döneminde eşi de kendisini yalnız bırakmamış, hep onun yanında olmuştu.

Cenab-ı Hak, zamanla Hz. Eyyûb’un hastalığını daha da artırdı. Neticede yüce peygamber, dil ve kalbiyle yapabildiği kulluk vazifesini dahi yerine getiremez hale gelmişti. Bu durum onu üzmüş ve telaşlandırmıştı. Allah’a kulluk vazifesini yapamadıktan sonra yaşamanın ne manası olurdu ki? Bu yüzden ellerini açtı ve Rabbine şöyle yalvardı:

- Ya Rabbi! Hastalığım artık bana zarar vermeye başladı. Kalben kulluk vazifemi yapmama, dil ile Seni zikretmeme mani oluyor. İbadetsiz yaşayamam. Halimi Senin merhametine havale ediyorum.
Allah (cc) ayette onun teslimiyetini ve samimiyetini yansıtan duasını şöyle bildirir:

"Eyüp de; hani o Rabbine çağrıda bulunmuştu: "Şüphesiz bu dert (ve hastalık) beni sarıverdi. Sen merhametlilerin en merhametli olanısın." Böylece onun duasına icabet ettik. Kendisinden o derdi giderdik; ona katımızdan bir rahmet ve ibadet edenler için bir zikir olmak üzere ailesini ve onlarla birlikte bir katını daha verdik." (Enbiya Suresi, 83-84)
O, bu duayı duadaki kelimelerden de anlaşılacağı üzere vücudunun sıhhat ve rahatı için değil, sırf ibadetinden geri kalmamak için yapıyordu. Allah onun bu samimi duasını kabul etti.

Ondan ayağını yere vurmasını, oradan çıkacak suyla yıkanmasını ve o suyu içmesini söyledi. Hz. Eyyûb denileni yaptı ve eski sağlığına kavuştu. Aynı zamanda Cenab-ı Hak ona eski zenginliğinden daha büyük bir zenginlik ve çok evlat verdi. Hz. Eyyub şimdi eskisinden daha zengin, daha refah, daha sağlıklı ve huzurlu bir hayata kavuşmuştu.
 
Son düzenleme:
bu konuyu birebir konustuk seninle skype de , bazı alışkanlıklarını bırakmıssındır umarım

ALLAH herkeze şifalar versin. Derdi olana derman versin.

Amin dostum inşaAllah Allah herkesin yardımıcısı olsun. Bıraktım dostum çok oldu. :)

Her Şerde bir Hayır vardım kardeşim Allah kuluna zeval vermez. Önemli olan sabredebilmek.
Bizi yaratan ve sabrı veren Allah'a şükürler olsun

Kıssadan Hisse : Hz. Hz. Eyyub

Çok güzel bir kıssa olmuş hocam. Aklıma bu kıssayı okuduktan sonra Kârûn
geldi :) Allah'ın bahşettiği fen ile, zenginlik ile kendini perişan eden birisi Kârûn, Kur'an'da da yazıyor zaten. Sadece malının anahtarlarını 40 deve ile taşıyorlarmış. Kârûn da, malı da yerin dibinde. Allah sağlam iman nasip etsin bizlere gerisi hiç önemli değil :)
 
Geçmiş olsun kardeşim, herşeyde vardır bir hayır boşuna demiyorlar gerçektende öyledir.
 
Çok büyük geçmiş olsun dostum. Rabbim öyle planlı ve programlı yürütüyor ki herşeyi MAŞALLAH , isyan etmek kimin haddine. O herşeyi en iyisini, en doğrusunu bilir. Ve yaşanılan kötü olayların içerisinde bile güzel şeyler aramak gerek.
Tekrar geçmiş olsun diyor ve rabbim'den güzellikler, esenlikler ve sağlık diliyorum.
 
Eskiden insanlar başına bir musibet gelmeyince üzülürlermiş.Acaba benim bir hatam mı oldu Rabbim benden ümidini kesti diye.Yaşadığınız ve yaşayacağınız herşey size birşeyler kazandırır.Önemli olan şartlar ne olursa olsun Hak Rızasını kazanmaya çalışmandır kardeşim
 
Geçmiş olsun hocam.
Allah razı olsun hocam.
Çok büyük geçmiş olsun dostum. Rabbim öyle planlı ve programlı yürütüyor ki herşeyi MAŞALLAH , isyan etmek kimin haddine. O herşeyi en iyisini, en doğrusunu bilir. Ve yaşanılan kötü olayların içerisinde bile güzel şeyler aramak gerek.
Tekrar geçmiş olsun diyor ve rabbim'den güzellikler, esenlikler ve sağlık diliyorum.

Aynen öyle hocam her şer'de bir hayır aramak lazım.. Her şey mutlak gücün isteği ile geldikten sonra, bu can bile bize ait değilken, sitem etmek ne haddimize :)

Geçmiş olsun kardeşim, herşeyde vardır bir hayır boşuna demiyorlar gerçektende öyledir.

Allah razı olsun dostum, gerçekten de öyle :)

Eskiden insanlar başına bir musibet gelmeyince üzülürlermiş.Acaba benim bir hatam mı oldu Rabbim benden ümidini kesti diye.Yaşadığınız ve yaşayacağınız herşey size birşeyler kazandırır.Önemli olan şartlar ne olursa olsun Hak Rızasını kazanmaya çalışmandır kardeşim

Aynen öyle hocam bu hastalık başladığından beri hayatı daha farklı algılamaya başladım, eskinden hırslarımın kölesi olmuş biriydim. Çok şükür şimdi kendi benliğimi buldum ve Allah rızası için elimden geleni yapıyorum :)
 
Geçmiş olsun, Allah sağlık sıhhat versin.
 
Allah hayırlı şifalar versin. Çektiğin acılar da inşallah günahlarına kefaret olur.
 
Allah hayırlı şifalar versin. Çektiğin acılar da inşallah günahlarına kefaret olur.

Hayırlısı neyse o olsun hocam herkesin bir sıkıntısı elbet olacak, imtihan olmadan, sıkıntı olmadan bu dünya zaten geçmez. Önemli olan layık kul olabilmek Allah'ın izniyle..
 
Hayir ve serrin Allah'tan geldigine ve bir hastalik ve kazayi kotu yorumlamamak gerektigine bende inaniyorum.
Allah o kadar buyuk ki; her kotu gibi gorunen bir olayda herzaman kulunun yaninda.
4 Yil once bende kotu bir kaza gecirip, yataktan kalkamaz hale geldim. Amaliyatlar falan derken yavas yavas sagligima kavustum. Neredeyse eski sagligima kavustum. Ama bu arada isimi kaybettim. Allah o kadar buyuk ki; kaybettigim isimden cok daha iyisini verdi.Simdide diyorum ki, nasil calismisim onca sene o isyerinde.
Allah'tan korkmayan tas olsun derlerya, iste aynen katiliyorum.
 
Hayir ve serrin Allah'tan geldigine ve bir hastalik ve kazayi kotu yorumlamamak gerektigine bende inaniyorum.
Allah o kadar buyuk ki; her kotu gibi gorunen bir olayda herzaman kulunun yaninda.
4 Yil once bende kotu bir kaza gecirip, yataktan kalkamaz hale geldim. Amaliyatlar falan derken yavas yavas sagligima kavustum. Neredeyse eski sagligima kavustum. Ama bu arada isimi kaybettim. Allah o kadar buyuk ki; kaybettigim isimden cok daha iyisini verdi.Simdide diyorum ki, nasil calismisim onca sene o isyerinde.
Allah'tan korkmayan tas olsun derlerya, iste aynen katiliyorum.

Aynen öyle hocam sizin adınıza da çok sevindim :) Bir kapıyı kapatan, bin kapı açar. Mutlak güç sahibi olan Allah, her şeyi bizden çok daha iyi bilendir.
 
Kişiselleştirme

Tema editörü

Ayarlar Renkler

  • Mobil kullanıcılar bu fonksiyonları kullanamaz.

    Alternatif header

    Farklı bir görünüm için alternatif header yapısını kolayca seçebilirsiniz.

    Görünüm Modu Seçimi

    Tam ekran ve dar ekran modları arasında geçiş yapın.

    Izgara Görünümü

    Izgara modu ile içerikleri kolayca inceleyin ve düzenli bir görünüm elde edin.

    Resimli Izgara Modu

    Arka plan görselleriyle içeriğinizi düzenli ve görsel olarak zengin bir şekilde görüntüleyin.

    Yan Paneli Kapat

    Yan paneli gizleyerek daha geniş bir çalışma alanı oluşturun.

    Sabit Yan Panel

    Yan paneli sabitleyerek sürekli erişim sağlayın ve içeriğinizi kolayca yönetin.

    Box görünüm

    Temanızın yanlarına box tarzı bir çerçeve ekleyebilir veya mevcut çerçeveyi kaldırabilirsiniz. 1300px üstü çözünürler için geçerlidir.

    Köşe Yuvarlama Kontrolü

    Köşe yuvarlama efektini açıp kapatarak görünümü dilediğiniz gibi özelleştirin.

  • Renginizi seçin

    Tarzınızı yansıtan rengi belirleyin ve estetik uyumu sağlayın.

Geri