Hepimizi İlgilendiren Bir Bilgi :D

Saniyemizin garantisi yokki ha 1 dk. önce ha 1 dk. sonra
vademiz dolduysa yapabileceğimiz hiç bişi yok ama yaşayacağımız varsa ne bilgisayar öldürür ne kurşun nede başka bişey.
 
Bence %95 i sallama bunların :D
 
Neye dayanarak yazılmış onu da sormak lazım. 15-16 yasındaki ergenler facebook sayfası açınca böyle oluyor
 
KÜLLİ YALAAAAAN !!!
Spamcıların uyduracağı türde bir yalan hemde :D:D:D
Öleceksiniiiiisssss :p
 
hesap yapıyım bi %40 olsa biz 12 saat oturdugumuza göre minimum %80 ve ben 2 günde 1 yattıgıma göre %90 ölmem lazımdı şimdiye bu terslikte bi iş var :D
 
hücrelerimizin deformasyonlarını ne kadar yavaşlatırsak o kadar çok yaşarız (kaza vb olaylar başımıza gelmediği sürece geçerli tabi).

bana saçma gelen bir diğer olay ise doğum günü kutlamaları, insan üzüleceğine sevinip kutluyor yahu. Ölüme 1 yıl daha yaklaşıyorsun, 1 yıl önceki sağlıklı hücre sayın ile doğum günündeki hücre sayın arasında azalma oluyor, her yıl biraz daha çürümüş oluyor bedenin. "Huraaaaa kutlayalım daha da çürüyorum".

Aslında iki ihtimali de her an düşünüp yaşamak gerekiyor, yarın ölecekmişiz gibi ve 100 yıl daha yaşayacakmışız gibi hayatımızı devam ettirmeliyiz. Bu dengeyi tutturdukmu bizden mükemmeli olmaz :)
Ölürken gözümüz açık gitmeyiz diye tahmin ediyorum.

Hem dünya'ya hem inanıyorsak diğer tarafa da yatırım yapmak gerekir kimseye bir zararımız dokunmadan. Hayat zaten çok kısa, mesela aramızda 30 yaşına gelmiş olanlar bir arkasına baksınlar geçen yıllara, ne kadarını hatırlayabiliyorsunuz ?
Yaşarken çok yavaş geçiyor gibi geliyor zaman, ama 30-40 yıl ardından arkamıza baktığımızda aslında zamanın çok hızlı aktığını ve insan ömrünün çok kısa olduğunu anlıyoruz. Milyar yıllık evrende veya dünya'da ortalama 70-80 yıl nedir ki ?
Bir yoğurdun oluşması ve 1 ay sonrası küflenip yok olması gibi bir süreçteyiz aslında hepimiz.

Neden yaşadığımızı neden var olduğumuzu unutmayalım yeter, bazılarımız için bu bir sınavdır, bazılarımız için bu bir gezintidir, bazılarımız için ise bir tatildir.

Şu paylaşacağım hikaye'yi her zaman okur ve kendimi bu fani dünya'da kaybetmemeye çalışırım.

Bundan binlerce yıl önce ;
Indra(Hint Tanrısı) göğün tepelerinden, yeryüzünde sürüp gitmekte olan hayatı seyretmekteydi. Bi ara gölün çamurunda eğlenen bir domuz sürüsü gördü. Tanrı kendi kendine sordu:
-" Bu hayvanlar balçığa bulanmaktan ne zevk alıyorlar ki?"
Araştırdı ama bir türlü bu alışkanlıklarının sebebini bulamadı. Diğer Tanrılar'a da danıştıysa da hiç biri buna bir cevap veremediler. Aklında hep o domuz vardı. Bu sırrı çözmeliydi. Yine bir gün domuzlara gözü takıldı. Domuzlar büyük bir keyifle çamurlarda yuvarlanıyorlardı. O an kararını verdi.
Bir domuz bedeninde dünya'da doğacaktı. Böylelikle domuzların çamurlar içinde yuvarlanmalarından nasıl bir zevk aldıklarını anlayabilecekti. Düşüncesini diğer tanrılara da aktardı. Aynı şekilde merakta olan tanrılar bu fikri harika buldular. Dönüşte bize de anlatırsın dediler. Indra doğmakta olan bir domuza enkarne oldu.
Aradan yıllar geçmeye başladı... Indra büyüyordu... Onun bir Tanrı olduğunu hiç bir domuz anlamamıştı bile. Zaten kendisi de, tanrı olduğunu çoktan unutmuştu bile.
Büyüdü ve ailesi ile birlikte balçıkta yuvarlanmaya gitti. İlk banyolar pek hoş sayılmazdı... Tiksinir gibi oldu... Ama kısa bir süre sonra buna alıştı. Bir dişi ile birleşti. Çok sevdiği yavruları dünya'ya geldi. Zaman geçtikçe çamur banyoları yaşamlarında vazgeçilmez bir yer aldı. Çamur banyoları, Indra'nında vazgeçilmez vaz geçemeyeceği bir eğlenceye dönüşmüştü. Bu arada süresi de dolmuştu... Tekrar geldiği Tanrılar dünyasına geri dönmesi gerekiyordu... Süresi dolduğu halde hâlâ göğe geri dönmediğini gören diğer Tanrılar, ona aralarındaki yerini almasını emrettiler.
Indra reddetti !
Tanrılar aralarında toplandular ve onu tekrar eski yerine dönmeye mecbur etmek için bir çözüm buldular... Bu domuzu öldürmek... Ve öyle de yaptılar...
Göğre geri döndüğünde, Indra başından geçen bu serüvene çok güldü. Ama domuzların balçığı neden sevdiklerini hiç bir zaman anlayamadı."

"Kah çıkarım gökyüzüne seyrederim alemi,
Kah inerim yeryüzüne seyreder alem beni" diyen Sufi'nin sözleriyle, Hint Mitolojisinde geçen Indra'nın Efsanesi arasında hiç bir fark yoktur. Her ikisi de aynı sırrı üstü kapalı olarak dile getirmiştir.

Burada anlatılan insanlığın öyküsüdür....

Domuz insanı, Indra ise , tanrısal kökenini sembolize eder. Çamur dünyanın, insanı nasıl esir aldığının sembolüdür.
Dünya'da doğan insanın şuurunun kararmasını da, Indra'nın kendi kökenini unutmasıyla anlatmaya çalışmışlardır.
 
hücrelerimizin deformasyonlarını ne kadar yavaşlatırsak o kadar çok yaşarız (kaza vb olaylar başımıza gelmediği sürece geçerli tabi).

bana saçma gelen bir diğer olay ise doğum günü kutlamaları, insan üzüleceğine sevinip kutluyor yahu. Ölüme 1 yıl daha yaklaşıyorsun, 1 yıl önceki sağlıklı hücre sayın ile doğum günündeki hücre sayın arasında azalma oluyor, her yıl biraz daha çürümüş oluyor bedenin. "Huraaaaa kutlayalım daha da çürüyorum".

Aslında iki ihtimali de her an düşünüp yaşamak gerekiyor, yarın ölecekmişiz gibi ve 100 yıl daha yaşayacakmışız gibi hayatımızı devam ettirmeliyiz. Bu dengeyi tutturdukmu bizden mükemmeli olmaz :)
Ölürken gözümüz açık gitmeyiz diye tahmin ediyorum.

Hem dünya'ya hem inanıyorsak diğer tarafa da yatırım yapmak gerekir kimseye bir zararımız dokunmadan. Hayat zaten çok kısa, mesela aramızda 30 yaşına gelmiş olanlar bir arkasına baksınlar geçen yıllara, ne kadarını hatırlayabiliyorsunuz ?
Yaşarken çok yavaş geçiyor gibi geliyor zaman, ama 30-40 yıl ardından arkamıza baktığımızda aslında zamanın çok hızlı aktığını ve insan ömrünün çok kısa olduğunu anlıyoruz. Milyar yıllık evrende veya dünya'da ortalama 70-80 yıl nedir ki ?
Bir yoğurdun oluşması ve 1 ay sonrası küflenip yok olması gibi bir süreçteyiz aslında hepimiz.

Neden yaşadığımızı neden var olduğumuzu unutmayalım yeter, bazılarımız için bu bir sınavdır, bazılarımız için bu bir gezintidir, bazılarımız için ise bir tatildir.

Şu paylaşacağım hikaye'yi her zaman okur ve kendimi bu fani dünya'da kaybetmemeye çalışırım.

mükemmelmiş...
 
Kişiselleştirme

Tema editörü

Ayarlar Renkler

  • Mobil kullanıcılar bu fonksiyonları kullanamaz.

    Alternatif header

    Farklı bir görünüm için alternatif header yapısını kolayca seçebilirsiniz.

    Görünüm Modu Seçimi

    Tam ekran ve dar ekran modları arasında geçiş yapın.

    Izgara Görünümü

    Izgara modu ile içerikleri kolayca inceleyin ve düzenli bir görünüm elde edin.

    Resimli Izgara Modu

    Arka plan görselleriyle içeriğinizi düzenli ve görsel olarak zengin bir şekilde görüntüleyin.

    Yan Paneli Kapat

    Yan paneli gizleyerek daha geniş bir çalışma alanı oluşturun.

    Sabit Yan Panel

    Yan paneli sabitleyerek sürekli erişim sağlayın ve içeriğinizi kolayca yönetin.

    Box görünüm

    Temanızın yanlarına box tarzı bir çerçeve ekleyebilir veya mevcut çerçeveyi kaldırabilirsiniz. 1300px üstü çözünürler için geçerlidir.

    Köşe Yuvarlama Kontrolü

    Köşe yuvarlama efektini açıp kapatarak görünümü dilediğiniz gibi özelleştirin.

  • Renginizi seçin

    Tarzınızı yansıtan rengi belirleyin ve estetik uyumu sağlayın.

Geri