L
Ledpurple
Guest
HDP propagandası yapmayı kes. Gelip burada doğrudan içişlerinden gelen talimatla valilik aracılığı ile sevk edilmesi istenmiş. Yahu akıl var mantık var bu adamlar o kadar olaydan kopuk mu da teröristler için İçişleri bakanlığına müracat etsinler? diyorsun. Cizre de, surda o asfaltların, taşların altına bomba, mayın koyan kim ? onları yerleştiren kim. Devlet o kadar salak mı ? Hem katledecek, hem de gelip araç yollayacak. Selahattin Demirtaş niye sur'da kilerin cizre'dekilerin halini görmüyor. Niye gitmiyor. Gitti 3 ay peşpeşe gelen şehit haberlerinde aynen şu ifadeyi kullandı. TSK Kaybedecek, PKK kazanacak. Ve bu durumun ardından 1 gün sonra dağlıca da 16 şehit oldu. Niye devletin tomalarına vuruyorlar. Niye devletin askerine, polisine kafa tutuyorlar. Niye senin devletin ifadesini kullanıyorlar. Ya geçin bu ayakları.
Burda propaganda yok, şayet propaganda yapmak gibi bir niyetim olsa da bunu sizin demenizle kesmem. Cizre'ye Demirtaş ve diğer HDP vekilleri gitmek istedi, yürüdüler, girmeye çalıştılar, beklediler. Ama kolluk kuvvetleri onları ilçeye sokmadı. Dediğiniz gibi bir ifade de kullanmadı Demirtaş hiç gözünüzü kırpmadan yalan söylüyorsunuz. İfadesi şudur. 1 Kasım'da zafer sözü veriyoruz, sarayın polisi askeri kaybedecek halk kazanacak, dedi. Ki haklısınız bu ifade de sıkıntılı bir ifadedir. Sizin gibi nefret neferleri her yere çeker. Cizre'deki, Sur'daki bombalardan mayınlar bu sürecin ne kadar sahte olduğunun kanıtıdır. İki tarafın da birbirini nasıl oyaladığının kanıtıdır. Savaşlarda haklı olmaz, kazanan olmaz. PKK ateşkesi bozarak Kürt halkına, Türk halkına, tüm barış sevdalılarına ihanet etmiştir; ihanetine de devam etmektedir. İşler istediği gibi gitmeyince masayı devirenler de aynı şekilde halklara ihanet etmiştir.
Şimdi yapılması gereken, gelin bakalım kesin çatışmayı adam gibi süreci yürütün demek. Birbirinizi kandırmadan, şeffaf bir şekilde meclisteki tüm partilerin katılımıyla bu süreci devam ettirin demek. Hiçbir şey kapalı kapılar arkasında konuşulmasın, her şey ortada olsun demek. En önemlisi barış demek.
Son düzenleme: